29 Şubat 2012 Çarşamba

Alp, Uyku ve Biberon...

Tracy Hogg adını pek çok anne duymuştur. Hamileyken almıştım kitaplarını. Elimin altında, baş ucu lambamın yanında durur hep. Başım sıkıştığında ilgili konuya gider okurum. Hatta bazen çok gülüyoruz, başım sıkıştığında ağlamaklı bir halim varsa kocam gelir yanıma ve kitaba baktın mı der.. O an film kopar bende sinirleri bozulmuş bir anne olarak başlarım, başlarız gülmeye. Alp’in gece ve gündüz uykularının düzene girmesi konusunda en büyük yardım yine Tracy’nin oldu : )
Alp’i bir bebek gibi değil bir birey olarak düşündüğüm andan itibaren anne olmak daha bir kolay hale geldi. Her insan gibi onunda uyumak isteyip istemeyeceği zamanlar olduğunu, yemek yemeyi reddettiğinde bunu bazen bizimde yaptığımızı, üstünü çıkartırken direndiğinde bazı günler akşama kadar pijamayla dolaştığımı hatırlayıp durdum. Düşündüm. Alp bir kişilikti ve karakteri yerleşiyordu. O bir hamurdu aslında ve ona şekil verecek kişi anne ve babasıydı. Bu düşünceleri bilinç altıma yerleştirdim ve ona büyük adam muamelesi yapmaya başladım. Ferber yönetimini uyguladım ve sonuçlarını aldım.
Ferber yöntemini duymamış olanlar için alıntı bir yazıyla aşağıda paylaşıyorum. Sabırla uyguladığınızda gerçekten sonuç aldığınızı görüp şaşıracaksınız..



Bebeğin anne-baba tarafından teskin edilmesinden, kendi kendini teskin etmesine geçişi sağlayan Ferber yöntemi aşamalı ancak katı bir teknik. Yaygın inanışın aksine Dr. Ferber ne bebeğin kucağa alınmasının bebeği şımartacağını ne de anne-babanın hiç bir şey yapmadan bebeği yalnız başına ağlamaya terk etmesini savunmuyor.

Ne yapmanız gerekiyor?
Bebeği sakinleştiren ve uyku zamanın geldiği sinyalini veren bir uyku öncesi rutini oluşturun. Örneğin banyo yaptırmak, bir masal okumak ve bebeğe sarılmak gibi.

Gece beslenmeleri devam ediyorsa; bebeğin kendi kendine uyumayı öğrenmesinden önce; gece beslemelerinin yerini bebeğin sırtını sıvazlamak, hafif hafif poposuna vurarak pışpışlamak gibi anne-baba müdahalesini içeren bir yöntemin almasını sağlayın.

Her gece bebeği henüz uykuya dalmadan önce yatağına koyun. Bebeğin sesini kolayca duyabileceğiniz bir yerde, ancak farklı bir odada uyuyun. Düzenli aralıklarla bebeğin yanına gittiğinizde bebeği kucağınıza almayın, sallamayın ve beslemeyin. Bunun yerine sizin sesinizi duymasını sağlayın ve karnını ya da poposunu okşayın. Bebeği rahatlatmak için odaya her gidişinizde sadece iki veya üç dakika bebeğin odasında kalın. Zaman içinde Bu süreleri size en uygun zamanı bulacak şekilde ayarlayın.

Bu düzeni oturttuktan sonra bebeği kendi kendine uyumaya alıştırmak için aşağıdaki yöntemi uygulamaya başlayabilirsiniz:

Birinci gün
Yanına giderek bebeği rahatlatmadan önce beş dakika ağlamasına izin verin. Bir sonraki seferde 10 dakika ve daha sonra 15 dakika bekletin. Bebek 15 dakikadan sonra halen ağlamaya devam ediyorsa, gecenin geri kalan kısmında bebek uykuya dalana kadar, rahatlatmak için yanına gitmeden önce 15 dakikalık bekleme süresini uygulamaya devam edin.

İkinci gün
Yanına gitmeden önce bebeğin 10 dakika ağlamasına izin verin. Daha sonraki seferde bebeğin yanına gitmeden önce 15 ve sonra da 20 dakika bekleyin. Bebek uykuya dalana kadar sakinleştirmek için yanına gitmeden önce 20 dakika beklemeye devam edin.

Üçüncü gün
Yanına gitmeden önce bebeğin 15 dakika ağlamasına izin verin. Daha sonraki seferde bebeğin yanına gitmeden önce 20 ve sonra da 25 dakika bekleyin. Bebek uykuya dalana kadar sakinleştirmek için yanına gitmeden önce 25 dakika beklemeye devam edin.

Üçüncü günün sonunda çocukların çoğu kendi kendine uykuya dalmayı başaracak ve bir haftanın sonunda ise bu yönteme mutlaka cevap vereceklerdir. Aksi halde çocuk doktorunuzla durumu görüşün.

Tekniğin hoşunuza gidebilecek yönleri
Kısa süreli üzüntü ve zorluk, ardından uzun süreli uyku: Sadece birkaç zor gecenin ardından bebeklerin çoğu kendi kendini teskin etmeyi öğrenir.

Bazı uzmanlar ve ebeveynler bebeğin kendi başına uykuya dalmayı öğrenmesinin bağımsızlık yönünde önemli bir adım olduğunu düşünmektedirler.

Gece uyanmalarının azaltılması ve evdeki herkesin uykusunu daha iyi almasının sağlanması açısından bu yöntem son derece başarılıdır.

Tekniğin olumsuz tarafları
Bu yönteme kalbin dayanması kolay değil! İlk anda birkaç gün kısa bir süre gibi gözükse de, birçok anne-baba bebeğin uzun süre ağlamasına dayanamamakta ve dolayısıyla önerilen takvimi uygulayamamaktadır.

Bazı uzmanlar da bebeğin uykuya dalana kadar ağlatılmasının anneyi bebeğinin ihtiyaçlarına karşı duyarsızlaşmaya teşvik ettiğini ve ilk yılda bebekler için anne-babalarının kendilerine cevap ve güven vermesinin, kendi kendilerini teskin etmeyi öğrenmelerinden daha önemli olduğunu savunuyorlar.


***
Uzmanlar uyumayan bebek yoktur, uyku eğitimi verememiş anne vardır diyorlar unutmayın. İlk duyduğumda benimde kulağıma hoş gelmemişti. Yöntemde verilen süreler sizin bebeğinizin durumuna göre değişiklik gösterir. Alp direndi mesela ama pes etmedim. Birkaç ay öncesine kadar gece 00:00’dan önce kesinlikle uyumayan bir bebek olduğunu biliyor musunuz? Bizi yatarken görmeden asla uyumazdı. Ama uykuya alıştırdık. Örneğin uykuya gideceğini anlaması için düzenli olarak aynı şeyleri yapmaya özen gösterdik. Her gece uyumadan önce altını değiştirirken el parmaklarını öptük, ayaklarını sevdik, kulağına, burnuna, yanaklarına minik öpücükler bıraktık böylece giyinirken onu uykuya hazırlamış olduk. Sonra Alp uykusu geldiğinde gider odasından uyku tulumunu getirir çok belirgin onun için. Tulumu giydiğinde uyuyacağını biliyor. Ve bir uyku arkadaşı edindik. Genelde en iyi dostları emzikleri olduğu halde bu günlerde eline çeşitli hayvancıklarından alıp uyuyor. Alp için önemli olan iki elinin de dolu olması. Sanırım bunu da güvende olmak için istiyor. Uykuya dalana dek düşürmüyor ellerinden.
Sonra iyi geceler Alp, uslu bir bebek ol ve uyu diyoruz. İlk başlarda yalnız kalmaktan çekinmesin diye müzikli projeksiyon oyuncağını koyduk. Klasik müzik eşliğinde tavandan geçip giden hayvanları seyrederken uyuyup kalıyordu. Sonra ki günlerde bu oyuncağını da aldık odasından. Tabi ki ağladı.. Biz yanından ayrılırken yatağından attığı bakışlar kor olup yüreğimi kavuruyordu ama öğrenmeliydi.

Buraya kadar her şey güzel. Alp gece ve gündüz kendi kendine uyuyor, odasına alıştı falan ama Alp hala gece besleniyor :/ Aslında beslenmek denmez dudak tiryakiliğimi demeliyim bilemiyorum. Uyanmıyor, gözünü açmıyor ama sürekli mırmırmır o biberonu ağzına değdirmeden de kesinlikle o ses durmuyor. Ne denediysem olmadı. Biberon yerine, totosuna pış pış, kucağıma aldım yatır/kaldır defalarca ı ııh fayda etmedi. Uyumadan önce gece maması hazırlayıp yediriyorum. Faydası yok..! Alp 3 saat sonra uyanıp biberonunu görmek istiyor. Israrla vermediğim gecelerde daha da ileriye giderek uykusunu dağıtıp yatağında sabaha kadar oturduğunu da biliyorum.
Belki bir zamanı var. Yapmam gereken bir şey daha var belki. Eksiğim bu konuda Alp’i eğitemedim.

Alp, uyku ve biberon üçgeninden herkese iyi geceler…   

0 yorum:

Yorum Gönder

Takip Ettiklerim

Popular Posts

En Son Okuduklarımdan

  • Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler
  • Çocuk Davranışlarındaki Korkuyu Tanımak ve Baş Etmek
  • Çocuğunuz Sizden Ne Bekliyor?
  • Bebeklikten Çocukluğa Geçiş
  • Küçük Mucizeler Dükkanı
  • Limon Ağacı

Blogger Anneler

Bu blogda yayınlanan yazı,fotoğraf ve videoların tüm hakları saklıdır.Bu yazı,fotoğraf ve videolardan alıntı yapılması ya da ismimin yazılı,görsel ya da elektronik ortamda kullanılması halinde yetkili Türk mahkemeleri aracılığıyla hukuki işlem yapılacaktır.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 

Blog Template by BloggerCandy.com