26 Mart 2012 Pazartesi

Adsız Kahramanım'a...

En sevdiğini sonsuzluğa vermiş olan birini nerde görsem tanırım. Gözlerinde ki hüzün aynıdır benimle ve diğerleriyle. Adını, lakabını söylerken gözler kayar hep başka tarafa, sesler titrek, vurgular hüzünlü, avuç içleri terler, doluverir göz bebeklerine bir dolu yaş...
Adsız kahramanım; ben de senin cümlelerini aynı duyguları yaşayarak, hissederek, anlayarak okudum. Buraya gelip sessizce çığlık attığın için mutlu oldum, yazımın seni üzmesi dışında sana hissettirdiklerine mutlu olarak okudum. Kaybettiğin anı yazdığın cümlelerini birebir yaşayarak, irkilerek ve ağlayarak okudum...Evet belki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, sıcacık elleri tutmayacak bir daha ellerini ama bir zaman var.. Sabırla beklemen, beklemem gereken bir zaman var. O gün geldiğinde yeniden bir arada olacağız. Sonrasında ölüm hakkında yaptığım bir dolu araştırmanın bana verdiği ya da sadece benim anladığım, onlarla yeniden bir araya geleceğimiz günün var olduğunu bilmek oldu. İşte o güne kadar anılar, hatıralar bizimle yaşayacak hep. Daima hatırlayacağız....
Duygularını bu kadar güzel ifade ettiğin için teşekkürler... İzninle bu kadar duygulu cümleleri birilerini kaybetmiş diğer insanlarla paylaşmak istediğim için kayıt altına almak istedim..
Selam ve sevgilerimle...
 
 

****

Adsız Kahramanım'ın yazıya yaptığı yorum;  Mar 24, 2012 05:30 AM
 
Bir tesadüf sonucu blogunuza rastladım ve ilgimi çekti. Allah bağışlasın çok tatlı bir oğlunuz var ilk gördüğümde aklımdan geçen ilk cümle ” Allah analı babalı büyütsün” oldu. Önceden bu cümleye pek takılmazdım ama son 8 aydır bir bebek/çocuk için dua edilecekse bence en başta bu gelmeli diye düşünüyorum. 8ay önce hayatımın erkeğini , babamı kaybettim ve ilk gün nasıl canım yandıysa hala aynı şekilde yanıyor ve bunun üstüne her gün korkunç bir özlem eklenerek acımı kat kat büyütüyor. Ben babamın kızıydım, babam büyüttü beni. Çalışan anne babanın çocuguydum ve annem okuldan arta kalan zamanında benim yemeklerimi hazırlarken, çamaşırlarımı yıkarken, evle ilgili işlerini yoluna koymaya çalışırken ben babamla oynadım, babamla gezdim, babamla uyudum , babamla uyandım. Canım yandığında bile ağız dolusu” BABA” diye bağırarak ağladım. Çocukluğum boyunca babamı annemden bile kıskandım. Büyüdükçe babamla ilişkimiz hiç değişmedi yine birlikte gezdik yine birlikte çok güzel vakit geçirdik. Babam bir kere olsun sesini yükseltmedi bir kere olsun kırmadı bizi.Dünyanın en güzel baba sevgisini yaşatırken anneme de çok güzel bir aşk verdi. Kendimi bildiğim günden babamı kaybettiğim güne kadar bir kere olsun babam anneme ismiyle hitap etmedi annem onun için “hayatım-yavrum-sevgilim vs” di ve ne evde ne dışarıda hitap şeklini hiçbir zaman değiştirmedi ama bir gecede hayatımız değişti altüst olduk, bu kocaman sevgiden yoksun kaldık. Bize iyi geceler öpücüğünü verip yattığı yatağından yarı ölü bedenini çıkarttık.Onun için elimizden gelen her şeyi yaptık ambulansları kapıya dizdik, en kısa sürede hastaneye götürdük, çok yalvardık Allaha çok dua ettik nefes alsın yanımızda olsun biz ona çok iyi bakarız yeter ki alma onu bizden diye ama daha cümlelerimizi tamamlayamadan acı haberini aldık ve 1,5 gün sonra biz onu toprağa verdik. Hiçbir sağlık problemi yoktu kendine çok bakardı çok dikkat ederdi ama gizli kalp babacığımı tek nefeste aramızdan aldı. 21 yaşımda kaybettim ben canım babamı daha yaşayacak güzel günlerimiz vardı oysa ki , o kadar boşlukta o kadar yalnız hissediyorum ki kendimi hala konduramadım babama ölümü her sabah uyandığımda bugün gelecek kapı çaldığında içeri babam girecek diye bekliyorum hala sofraya her şeyden 4 tane koyuyorum ve sonra fark edip canım yana yana 1 tanesini geri kaldırıyorum, gece uyandığımda horlama sesini duymadığımda içim parça parça oluyor her seferinde bir kere daha ölümün soğukluğunu hissediyorum. Artık canım yanerken ağız dolusu baba diye ağlayamıyorum, başım sıkıştığında babamı arayamıyorum, yorgun olduğumda gel beni okuldan al diyemiyorum. Hiçbir şey eskisi gibi değil, evimizdeki neşe eskisi gibi değil, ben eskisi gibi değilim, annem , kardeşim eskisi gibi değil. Hepimizin gözünde aynı acı… Dönüp Allaha hep şükrediyorum iyi ki annem ve kardeşim var iyi ki birbirimizi anlayabiliyoruz iy iki etrafımızda bizi yalnız bırakmayan insanlar var ama bir noktaya geliyorum ki çıkmaza giriyorum resimlerine hala bakamadığım, deliler gibi özlediğim, boynuna atlamak istediğim, hayatımın erkeği yok artık. Belki pek çok insana göre şanslıyım babamla 21 güzel yıl geçirdim ama benim babamdı o, kimse onun kızı olmak ne demek bilemez acımı da anlayamaz. Daha sayfalarca babamı anlatabilirim onun kızı olmanın verdiği gururu onun soyadını taşımanın nasıl bir onur olduğunu . Sizde kaybetmişsiniz babanızı ve belki beni en yakından anlayabilecek kişisiniz çünkü ben yazdığınız bu yazıda kendi acımızı gördüm ve ağlaya ağlaya okudum nedendir bilmiyorum ama size bunları yazma gereği duydum. Allah oğlunuzu eşinizle birlikte büyütmeyi ve beraber yaşlanabilmenizi nasip etsin .

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Size yazdığım gün kendimi o kadar kötü hissediyordum ki , kimseyle konuşmak istemedim,dışarıya çıkacaktım ama o gücü kendimde bulamadım ve saçma bir sebeple onu da iptal etmiştim. Öylesine internette gezinirken buldum blogunuzu ve dediğim gibi sebebini bilmediğim bir şekilde yazıverdim onca şeyi… Yazıp yolladıktan sonra kendimi çok rahatlamış hissettim. Normal zamanda en yakınımdakilerle bile paylaşmadığım şeylerdi bunlar benim ve hiç tanımadığım birine o an aklımdan geçtiği gibi yazıp hiç düşünmeden yayınladım. Belki benzer acıyı paylaştığımızdan belki olumlu enerjinizden dolayı öylece dökülüverdi içimden bunlar ve yazma sebebim her neyse gerçekten çokta iyi geldi bana ve ilginçtir ki şuanda bile size yazarken çok mutlu hissediyorum kendimi. Gerçekten çevrenizdeki insanlar çok şanslı hiç tanımadığım halde bana kendimi iyi hissettirebiliyorken etrafınızdaki insanlara çok çok iyi geliyorsunuzdur:)
O gün yayınlarken profil olarak bir şey seçmediğimi ve kendimi tanıtmadığımı bende şuanda fark ettim , adım Başak:)Bana yazdıgınız yazıda çok dogru söylemişsiniz bir zaman gelecek ve özlemimiz bitecek ama bizde bu dünyada nefes aldıgımız sürece bu acıyla ve özlemle yaşayıp, devam eden hayata bizimde farklı bir rolle, farklı sorumluluklarla bir yerinden tutunmamız gerekiyor zor ama yapılıyor işte o yüzden 8 aydır ayaktayız ve bir şekilde yapılması gerekenleri yapıyoruz ama herkesin yanlış bildiği bir şey var , acı zamanla azalmıyor evet ilk günkü gibi de kalmıyor ama rol değiştirip artarak devam ediyor ya da en azından bizimkisi öyle bilmiyorum. Yazımı kayıt altına almanız beni de çok mutlu etti demek ki kendimi çok doğru ifade edebilmişim :) sağduyunuz ve ilginiz için çok teşekkür ederim nercu abla :)

nercuanne dedi ki...

Sevgili Başak;
Anneannem bilinçsizce kendimi parçaladığım gün bana bir mum yaktı.Tut dedi!Hiç düşünmeden yanan mumu avucumun içine bastım.Elim yandı ama mum da söndü.Bak dedi,40 mum yanar her gün biri söner 40.günün sonunda acı azalır.Böyle kalmaz...8 ay öncesinin acısı hala taze kalsaydı zaten bizde yaşamıyor olurduk şu anda.
Canın ne zaman isterse,kendini kötü hissettiğinde yaz buraya.Bağırır gibi..Karşında yıllardır tanıdığın birisi varmış gibi..Mutlaka okur geç de olsa mutlaka cevap veririm.cevabımdan da önemlisi mutlaka anlar,hissederim seni..
Sevgiyle öpüyorum kardeşim :)

Yorum Gönder

Takip Ettiklerim

Popular Posts

En Son Okuduklarımdan

  • Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler
  • Çocuk Davranışlarındaki Korkuyu Tanımak ve Baş Etmek
  • Çocuğunuz Sizden Ne Bekliyor?
  • Bebeklikten Çocukluğa Geçiş
  • Küçük Mucizeler Dükkanı
  • Limon Ağacı

Blogger Anneler

Bu blogda yayınlanan yazı,fotoğraf ve videoların tüm hakları saklıdır.Bu yazı,fotoğraf ve videolardan alıntı yapılması ya da ismimin yazılı,görsel ya da elektronik ortamda kullanılması halinde yetkili Türk mahkemeleri aracılığıyla hukuki işlem yapılacaktır.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 

Blog Template by BloggerCandy.com