9 Mart 2012 Cuma

Herkes Bir Gün Yalnız Kalır...


Annem, babamı kaybettiğimiz gün bir laf etmişti; ‘’ bir tek nefes olsaydı da şurada yatsaydı keşke, gözlerimin ışığı söndü. ‘’ öylece duraksamış, afallamış ne demek istediğini anlayamamıştım. İnsan hiç ölmeyecek, yitip gitmeyecekmiş gibi yaşar hep. Kimse düşünmez 20’li,30’lu yaşlarında yalnız kalabilme ihtimalinin de var olduğunu. Ne vakit ki yaş 35 olur yolun yarısı biter o zaman bir an aklımızdan geçirir sonra bakarız hayatın tadına yine. Hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşarız hayatı. Boş duvarlar, tek tabaklı yemek masası, soğuk yatak, emanetlerimiz kendi hayatlarında. Belki özel günlerde, bayramlarda birer saatle sınırlandırılmış ziyaretler. Pencere önü çiçeği, ağaç gövdeleri anlar o zaman bizi. Kendi kendine konuşur hale gelir insan. Sudan çıkmış balık gibi çırpınır, çığlık atar ama kimseye duyuramaz. 
Anne kız bazen dertleştiğimiz günlerde hani canımda sıkkınsa, dertlenmişsem biraz kocamdan dinler dinler ve bana derki; aaah ah kızım bir gün gelir muhtaç olursun dağıttığı o eve, olsa da ayaklarını yıkasam dersin de o gitmiş olur. Sonra benimde laflarım ağzımın içine dolmuş bir şekilde, boğazımda da kocaman bir yumru, yutkunsam yutkunamam, konuşsam tek hece çıkamaz. Ne zor bir durumla baş başa kalır ve düşünür insan. Her yokluk acıdır elbet ama karı, koca dağıdır birbirinin o dağ yıkılırsa dayanacak yer bulamaz geriye kalan. Çocuklar mı..? Onlar kendi hayatlarına çoktan akmışlardır bile. Fayda gelmez en hakikatli evlattan bile. 

Yollar nereye götürecek bilinmez. Bir gece bir yatarsın sabah uyandığında yalnızlaşmışsındır. Üzeri örtülmüştür hayatının. İkinci yarısı başlar ömrün. Onunla yeniden karşılaşacağın günün geleceğini bekler, sabredersin.
Rüyalarında görürsün bazen, bir el uzatır, bir çığlık atarsın. Kabusların olur gelir her gece. Yalnız geceler…

Annem… Tüm bu satırları yazmama sebep sadece o. Bugün telefonda konuşurken yemek yapıyorum dedi bende ne yapıyorsun dedim; şehriye çorbası dedi. Limonda sıkacak mısın dedim ve orda derin bir sessizlik limonsuz olur mu Baban öyle severdi dimi dedi… ekledi; ‘’ çok özlüyorum nercü ‘’
Ayaklarımın bağını çözüverdi yine. Birlikteyken sarılırsın da telefonda insan kalıveriyor çoktur konuşamadan yüzüne kapattığım. 


Anne; herkes bir gün yalnız kalır…


3 yorum:

TENZİLEYILMAZ dedi ki...

harika ne kadar güzel ve hayattan kelimeler
suan göz yaşlarımla yazıyorum kelmeler dügümlendi bogazıma ama hayat devam ediyor işte
çok öptüm seni

nercuanne dedi ki...

Yaşamın içindeki herşey bizim için canım..Mutluluklar kadar acılar da var.Üzmek istemezdim ama yazmadan da edemedim..
Sevgiler..

Adsız dedi ki...

Bir tesadüf sonucu blogunuza rastladım ve ilgimi çekti. Allah bağışlasın çok tatlı bir oğlunuz var ilk gördüğümde aklımdan geçen ilk cümle ” Allah analı babalı büyütsün” oldu. Önceden bu cümleye pek takılmazdım ama son 8 aydır bir bebek/çocuk için dua edilecekse bence en başta bu gelmeli diye düşünüyorum. 8ay önce hayatımın erkeğini , babamı kaybettim ve ilk gün nasıl canım yandıysa hala aynı şekilde yanıyor ve bunun üstüne her gün korkunç bir özlem eklenerek acımı kat kat büyütüyor. Ben babamın kızıydım, babam büyüttü beni. Çalışan anne babanın çocuguydum ve annem okuldan arta kalan zamanında benim yemeklerimi hazırlarken, çamaşırlarımı yıkarken, evle ilgili işlerini yoluna koymaya çalışırken ben babamla oynadım, babamla gezdim, babamla uyudum , babamla uyandım. Canım yandığında bile ağız dolusu” BABA” diye bağırarak ağladım. Çocukluğum boyunca babamı annemden bile kıskandım. Büyüdükçe babamla ilişkimiz hiç değişmedi yine birlikte gezdik yine birlikte çok güzel vakit geçirdik. Babam bir kere olsun sesini yükseltmedi bir kere olsun kırmadı bizi.Dünyanın en güzel baba sevgisini yaşatırken anneme de çok güzel bir aşk verdi. Kendimi bildiğim günden babamı kaybettiğim güne kadar bir kere olsun babam anneme ismiyle hitap etmedi annem onun için “hayatım-yavrum-sevgilim vs” di ve ne evde ne dışarıda hitap şeklini hiçbir zaman değiştirmedi ama bir gecede hayatımız değişti altüst olduk, bu kocaman sevgiden yoksun kaldık. Bize iyi geceler öpücüğünü verip yattığı yatağından yarı ölü bedenini çıkarttık.Onun için elimizden gelen her şeyi yaptık ambulansları kapıya dizdik, en kısa sürede hastaneye götürdük, çok yalvardık Allaha çok dua ettik nefes alsın yanımızda olsun biz ona çok iyi bakarız yeter ki alma onu bizden diye ama daha cümlelerimizi tamamlayamadan acı haberini aldık ve 1,5 gün sonra biz onu toprağa verdik. Hiçbir sağlık problemi yoktu kendine çok bakardı çok dikkat ederdi ama gizli kalp babacığımı tek nefeste aramızdan aldı. 21 yaşımda kaybettim ben canım babamı daha yaşayacak güzel günlerimiz vardı oysa ki , o kadar boşlukta o kadar yalnız hissediyorum ki kendimi hala konduramadım babama ölümü her sabah uyandığımda bugün gelecek kapı çaldığında içeri babam girecek diye bekliyorum hala sofraya her şeyden 4 tane koyuyorum ve sonra fark edip canım yana yana 1 tanesini geri kaldırıyorum, gece uyandığımda horlama sesini duymadığımda içim parça parça oluyor her seferinde bir kere daha ölümün soğukluğunu hissediyorum. Artık canım yanerken ağız dolusu baba diye ağlayamıyorum, başım sıkıştığında babamı arayamıyorum, yorgun olduğumda gel beni okuldan al diyemiyorum. Hiçbir şey eskisi gibi değil, evimizdeki neşe eskisi gibi değil, ben eskisi gibi değilim, annem , kardeşim eskisi gibi değil. Hepimizin gözünde aynı acı… Dönüp Allaha hep şükrediyorum iyi ki annem ve kardeşim var iyi ki birbirimizi anlayabiliyoruz iy iki etrafımızda bizi yalnız bırakmayan insanlar var ama bir noktaya geliyorum ki çıkmaza giriyorum resimlerine hala bakamadığım, deliler gibi özlediğim, boynuna atlamak istediğim, hayatımın erkeği yok artık. Belki pek çok insana göre şanslıyım babamla 21 güzel yıl geçirdim ama benim babamdı o, kimse onun kızı olmak ne demek bilemez acımı da anlayamaz. Daha sayfalarca babamı anlatabilirim onun kızı olmanın verdiği gururu onun soyadını taşımanın nasıl bir onur olduğunu . Sizde kaybetmişsiniz babanızı ve belki beni en yakından anlayabilecek kişisiniz çünkü ben yazdığınız bu yazıda kendi acımızı gördüm ve ağlaya ağlaya okudum nedendir bilmiyorum ama size bunları yazma gereği duydum. Allah oğlunuzu eşinizle birlikte büyütmeyi ve beraber yaşlanabilmenizi nasip etsin .

Yorum Gönder

Takip Ettiklerim

Popular Posts

En Son Okuduklarımdan

  • Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler
  • Çocuk Davranışlarındaki Korkuyu Tanımak ve Baş Etmek
  • Çocuğunuz Sizden Ne Bekliyor?
  • Bebeklikten Çocukluğa Geçiş
  • Küçük Mucizeler Dükkanı
  • Limon Ağacı

Blogger Anneler

Bu blogda yayınlanan yazı,fotoğraf ve videoların tüm hakları saklıdır.Bu yazı,fotoğraf ve videolardan alıntı yapılması ya da ismimin yazılı,görsel ya da elektronik ortamda kullanılması halinde yetkili Türk mahkemeleri aracılığıyla hukuki işlem yapılacaktır.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 

Blog Template by BloggerCandy.com