13 Mart 2012 Salı

Her Kadın Bir Sanatçıdır...


Yorgunum… Oturduğum şu sandalyeye kendimi öyle bir sabitledim ki. Genel anlamda kanepe, yatak vs gibi yerlere uzanıp bilgisayarımı da kucağıma alıp yazmayı seven biri değilimdir. Tüm eklemlerimin ağrıyor olmasına rağmen yine masa başında her zaman ki köşemde hem sokağımı seyredip hem yazmaya gayret ediyorum. Yanı başımda en sadık dostum kahve fincanım içinde nefis bir filtre kahve, dokunuyoruz birlikte klavyenin tuşlarına. 

Kış o kadar uzun sürdü ki haftalardır ertelediğim temizliği bu hafta yapmaya karar verdim. Üç gündür temizlik ve dekorasyon ile ilgileniyorum. Beni sıkan, bunaltan eşyaların yerlerini değiştiriyoruz. Alp’in odasında birkaç değişiklik yaptım. Mutfak ve hollerde epey bir eşya yerinden oynadı. Hal böyle olunca evimizi güzelleştiren kadın Nilüfer ile oldukça iyi kaslar yaptık :) Tabi ki biz bunları yaparken Alp ne yaptı hiç sormayın. Suların içine emziklerini, oyuncaklarını, hatta son anlarda ayakkabılarını atarak hayatının en umursanmaz yaramazlıklarını yaptı. Çekiştirdiğimiz eşyaların arkalarını saklanıp bizi korkuttu. Aralarda anne mama, anne kaka, anne ee eeee diye gelip var olduğunu hatırlattı. Çoğu zaman temizlik yaparken oyun kurdum ve işi eğlenceye çevirdik çünkü çok sıkıldı. Şimdi ise eline ne tür bez geçerse hemen yerleri silmeye başlıyor J neyse ki bitirdik…

Kadın olmak zor. Kendi başına bir sanat kadın olmak. Her kadın bir sanatçı bana göre. Bu kadar işin arasında aynı anda hem anne olabilmeyi, hem eş olabilmeyi, hem kardeş hem de evlat olabilmeyi kadından başkası beceremezdi zaten. İşlerimizin arasında saçlarımı boyatmayı, kıl tüy işleri için kuaföre gitmeyi, kahve içmeye birilerini çağırmayı ihmal etmedim. Bir de kız kardeşim Arzu’nun kızı Badesu’nun doğum gününü kutladık okulunda. Arzuyla konuşmuştuk daha önce Alp’i oyun saatlerine götürelim bakalım ne yapacak merak ediyorum demiştim. O da tamam olur demişti. Badesu doğum gününü arkadaşları ile kutlamak isteyince bize de gün doğdu gecikmelide olsa eğlenceye yetişebildik. Alp sınıfa ilk girdiğinde çok şaşırdı. Birkaç dakika öylece etrafı seyrettikten sonra kabuğunu yeni kırmış küçük civciv gibi pıtpıt ordan oraya ordan oraya…. Yaramazlıkta sınırın olmadığı bir oyun cennetine düşmüştü adeta. Balonların içinde kayboldu. Etrafı keşfetti, Legoları, yapılan faaliyetleri meraklı meraklı inceledi. 3 yaş gruplarının yanına gitti, çoğunun orasını burasını çekiştirdi. Yürümeyi bırakıp emeklemeye başladı bir an J çok komikti. Ve işin ilginç yanı bir kez bile anne demedi. Bu demek oluyor ki Alp okula çabuk alışacak. Bu yaz oyun saatlerine vermek niyetindeyim zaten. Paylaşmayı, dost kazanmayı öğrensin diye. Fazla değil 2 saat…

Böyle işte… sesimin soluğumun kesildiği zamanlarda ben bunları yaptım.. Siz neler yaptınız peki..? Yazarsanız okurum buraya :)

Sevgiler…

0 yorum:

Yorum Gönder

Takip Ettiklerim

Popular Posts

En Son Okuduklarımdan

  • Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler
  • Çocuk Davranışlarındaki Korkuyu Tanımak ve Baş Etmek
  • Çocuğunuz Sizden Ne Bekliyor?
  • Bebeklikten Çocukluğa Geçiş
  • Küçük Mucizeler Dükkanı
  • Limon Ağacı

Blogger Anneler

Bu blogda yayınlanan yazı,fotoğraf ve videoların tüm hakları saklıdır.Bu yazı,fotoğraf ve videolardan alıntı yapılması ya da ismimin yazılı,görsel ya da elektronik ortamda kullanılması halinde yetkili Türk mahkemeleri aracılığıyla hukuki işlem yapılacaktır.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 

Blog Template by BloggerCandy.com