26 Nisan 2012 Perşembe

Herkesin Çocuğu Kendine...


Havaların iyice ısınmasıyla birlikte sokak zamanı da başladı bizim için. Alp gözünü açar açmaz park diyor artık. Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim parka kamp kurma fikrim var benim :) Neyse.. 
 
Öğle uykusundan uyanan Alp’i mama sandalyesine oturtup mutfak tarafından  dışarıya çıkıyorum. Evde kavga dövüş yemek yiyen çocuk dışarda nasıl iştahla içiyor o sebze çorbalarını bir görseniz. Sitenin bütün anne ve çocukları da yaklaşık olarak aynı saatlerde bahçede buluşuyoruz. Bir araya park etmiş onlarca puset, bisiklet, mama tabakları bazen ortaya çok komik görüntüler çıkıyor. Bugün yazacağım konu işte tam bu sırada devreye giriyor. İnsan anne olduktan kendini profesör sanıyor tamam bu doğru. Herkes en dertli olduğu konuyla ilgili neredeyse kitap yazacak kadar bilgiye sahip tamam bu da çok doğal. Ama hepiniz mi pedagogsunuz be anneler..? Hani arkadaşça paylaşırsın bir şeyleri bunu anlarım ama bilmiş bilmiş her konuyla ilgili bir fikri mutlaka olan anneler bazen hiç çekilmiyorsunuz, gerçekten.

Sonuç olarak herkes kendi çocuğunun  pedagogu gibi oluyor. Bugün sokakta yemek yedirirken yanıma gelen çok bilmiş anne ‘’ aaaa hiç iyi yapmıyorsun, alışacak ve hep böyle isteyecek’’ dedi. Sorunsuz bir çocuğu olduğunu düşünüyorum ki öyle olduğunu çok kısa sürede fark ediyorum. Çocuk Alp’in yiyeceklerine de saldırıyor sürekli yemek istiyor çünkü. Peki ne önerirsin..? Nasıl yedireyim sence..? TV karşısında yedirmek çok yanlış, aynı anda masaya oturduğumuzda yemiyor, peşinde tabak dolaşınca yemiyor,  gel ye oğlum dediğimde yanıma zaten hiç uğramıyor. Ne yapmalıyım..? Son bulduğum çare bu ve birkaç gündür gerçekten midesine bir şeyler gidiyor. Anne diyor ki; acıkınca yer :) gülüyorum.. Bir hafta yemek su vermeyeyim bir şey istemez bu çocuk. Diyalog bu şekilde devam ediyor. Anne kendini çocuk doktoru edasıyla ifade etmeye çalışıyor.
Bir de ben Kaan’a şöyle yaparım da böyle yaparım da durumları vardır ki o an ölmek istersiniz :) Her çocuğun farklı olduğunu ve çocukların bir gününün bir gününü tutmadığı gerçeğini ne zaman anlayacağız bilmiyorum ama ben gerçekten bu tarz insanların yanında acayip kötü hissediyorum kendimi. Sonra kadın öyle güzel güzel anlatınca eve gelip kendime ‘’kötü anne’’ muamelesi yapıyorum. Akşam Ömer geliyor gözlerim ağlamaktan şişmiş eee noldu şimdi..? Ben çok kötü anneyim salya, sümük. Hayır, sen dünyanın en iyi, en fedakar annesisin laflarından sonra kendimi biraz daha iyi hissediyorum. 

Sonuçta Alp için yapamayacağım şey yok. Bunu biliyorum. O yemek yemediğinde sürekli alternatif üretmekten dolayı mutfaktan çıkamayan bir kadın oldum bu da bir gerçek. Onun istekleri benim işimin, gücümün, evimin, hatta çoğu zaman kocamın bile önüne geçmiş durumda. Bu da yanlış! Doğrularım, yanlışlarım bir birine girmiş durumda. Bugün aylinanne twitterdaki yazışmamızda ;

@nercuakkaya ara ara seans almaliyiz bence. 


Yazmıştı… Kendisine katılıyorum ve çocuklarımızla birlikte kendimizi de pedagoglara teslim etmemiz gerektiğini düşünüyorum…


2 yorum:

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

kulaklarını tıka bence böyle annelere :)

nercuanne dedi ki...

:) Haklısın Bahar, direk uzaklaşmak en iyisi..

Yorum Gönder

Takip Ettiklerim

Popular Posts

En Son Okuduklarımdan

  • Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler
  • Çocuk Davranışlarındaki Korkuyu Tanımak ve Baş Etmek
  • Çocuğunuz Sizden Ne Bekliyor?
  • Bebeklikten Çocukluğa Geçiş
  • Küçük Mucizeler Dükkanı
  • Limon Ağacı

Blogger Anneler

Bu blogda yayınlanan yazı,fotoğraf ve videoların tüm hakları saklıdır.Bu yazı,fotoğraf ve videolardan alıntı yapılması ya da ismimin yazılı,görsel ya da elektronik ortamda kullanılması halinde yetkili Türk mahkemeleri aracılığıyla hukuki işlem yapılacaktır.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 

Blog Template by BloggerCandy.com