7 Temmuz 2012 Cumartesi

3 Bebek, 7 Çocuk ve bir otobüs günlüğü…


Sapanca’ya anneanneye yaptığımız o eşi benzeri olmayan seyahatimizi yazmadan geçemedim a dostlar :)
Gelir gelir de her şey bu kadar üst üste mi gelir okuyun da siz karar verin..

Epey bir eşyayı hazırladıktan sonra otobüs saatimize yetişmek üzere evden çıktık. Her şey normal bir şekilde devam ediyordu. Alp’in yavaş yavaş uykusu gelmişti ama ben otobüste uyuması konusunda sürekli uyarıyordum. Dinledi de kuzum beni uyumadı. Neyse.. Koltuk numaramıza  yerleştik Alp’le,  güya rahat koltuk aldık diye ona biletli koltuk almadım, zaten yer de yoktu. 

Bu arada muavin sürekli gelip gidiyor, başımızda duruyor falan anladım bir sorun var ve kıvranıyor söyleyemiyor. Sorun nedir dedim..? Yanında genç bir adam ya kusura bakmayın yanlış bilet satılmış yanınızda bir bay oturacak dedi. Araçta da hiç boş yer yok. Peki sorun değil ama çocuğum var rahatsız olursa  bilemem falan, konuşuyoruz. Neyse ilerleyen dakikalarda Alp’in abisi olacak olan genç yanımıza oturdu. 

 

Ankara’dan çıktık 1 saat yol aldıktan sonra Alp uykuya daldı. Rahat bir nefes aldım oooh dedim 3 saat uyur artık kucağımda. Bu lafımı içimden tamamlamadan sen araçta ki tüm bebeler sözleşmiş gibi ağlamaya başlamazlar mı..? İşte hikayemiz bundan sonra başlıyor.. Alp uyanır anne bebek bebek, uyu annecim bebekler ağlıyor. Biri susar biri başlar. Anneler perişan susturamazlar. Otobüsün içindeki çok bilmiş teyzeler biri gelir biri gider pışpış sesleri, kaptan bağırır noluyo orda diye. Efe tur çok sesli korosu :) Yanımızda ki abi Alp’in ayakları geldikçe rahatsız olur falan onun stresi, gerginliği derken 2 saat bitti. Alp yarı uyur yarı uyumaz. Çocuk terledi otobüsün klimaları sonuna kadar açık içerde bebek çocuk kapatın diyorum kapatmıyorlar da. 

Ön taraflardan teyzeler bağırır kulağını ovala kızım, gazı vardır kızım bebeklerin bir sorunları var annelerini de emmiyorlar. Sonra baktım baktım dayanamadım ne de olsa yeni anne olmuş biriyim belki anlarım sorunlarını diye kalktım baktım. Aman Allah’ım ne göreyim bu sıcakta bebelerin üstlerinde kadife takımlar, battaniyeler çocuklar terden helak olmuşlar, saçları yapışmış, eminim popolarda pişmiştir. Annelerine soyalım hemen böyle olmaz terli çocuk rahat etmez dedim bilmiş anne havamla. Soyduk hemen suluklarındaki suyla ıslattım bi tanesinin yüzünü, saçlarını falan kulaklarına pişşşş gibi uzun bir ses bıraktım 5 dk içinde bir tanesi huzura kavuştu. Ama görmeliydiniz o kadife tulumların havları olur ya onlar çocukların üstlerine yapışmış terle birleşmiş Allahım nasıl bir toplumuz biz çok giydirince hasta olmayacak sanıyoruz da o bebeklerin hepsi hastadır şimdi. 

İnmemize son yarım saat kala bebekler uyudular. Bu kez ilkokula giden çocuklar koridorda gezinmeye, huysuzlanmaya başladılar. Hayatımın en berbat yolculuğuydu. Alp yarı uyudu yarı uyumadı uykusunu tamamlayamadığı için bi huysuz bi huysuz neyse attık kendimizi otobüsten. Direk attık ama. Bizi karşılamaya gelen annem şaşırdı, kızım bu ne hal. Anne sorma savaştan çıktık :)

Bir yol macerası daha son buldu…


0 yorum:

Yorum Gönder

Takip Ettiklerim

Popular Posts

En Son Okuduklarımdan

  • Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler
  • Çocuk Davranışlarındaki Korkuyu Tanımak ve Baş Etmek
  • Çocuğunuz Sizden Ne Bekliyor?
  • Bebeklikten Çocukluğa Geçiş
  • Küçük Mucizeler Dükkanı
  • Limon Ağacı

Blogger Anneler

Bu blogda yayınlanan yazı,fotoğraf ve videoların tüm hakları saklıdır.Bu yazı,fotoğraf ve videolardan alıntı yapılması ya da ismimin yazılı,görsel ya da elektronik ortamda kullanılması halinde yetkili Türk mahkemeleri aracılığıyla hukuki işlem yapılacaktır.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 

Blog Template by BloggerCandy.com