29 Eylül 2015 Salı

Anasınıfının İlk Günü...



28 Eylül 2015…  Zaferalp anasınıfına başladı. Yıllarını geçireceği, dirsek çürüteceği, seveceği kızın adını üzerine kazıyacağı, belki bir kaç kopyalık kelime yazacağı, kafasını kollarının arasına alıp bir kaç dakika kestireceği, iyi bir not alınca yumruğunu vuracağı o efsane sıraların birine oturduğu ilk gün.

Onun için yeni hayatının ilk günü demek aynı zamanda. Bu tarihten itibaren koşa koşa merdivenleri tırmanacağı bir yolculuğa çıktı. Asla bir yarış atı yapmak niyetinde değilim asla! Kıyassız, kıstazsız, karşılaştırmasız, saat kavramsız bir eğitim hayatı olması iyi dileklerim arasında.

Kapıdan elimde bir yemek tepsisi vermeyeceğim ona, asla. Dersin bekleyebilir gel bizimle masada ol diyeceğim. Ona kocaman bir oda yaratıp içinde ki küçücük bir masa ve sandalyeye hapsetmeyeceğim. Kötü not aldı diye kötü sözler sarf etmeyeceğim. Ben annesi olarak gücümün yettiği yere kadar ona iyi bir eğitim hayatı sağlayacağım, koşulsuz fakat asla direte direte ona ‘’OKU’’ demeyeceğim. Lise yıllarında biriktireceği para ile elinde bir gitar ya da bir fotoğraf makinası ile karşımda biterse ona sadece gülümseyecek ve iyi şans dileyeceğim. Elim hep sırtında olacak. Sırtına vura vura ‘’ biliyorum, bunu da başaracaksın ‘’ diyeceğim.

Biliyorum ki hayat çok acımasız olacak, büyüdükçe aldığı yaraların ağrısı da hep onunla büyüyecek. Ağlarsa ağlarım, gülerse gülerim, yürürse yürür, koşarsa koşarım, hep elinden tutarım, nerede ne zaman düşecek gibi sendelerse ondan once orada olur onu kaldırırım. Bazen de olduğu gibi bırakırım. Düşerse düşer, kanarsa kanar, ağlarsa ağlar. Hayatın acımasızlığı ile başka türlü baş edemez derim ve onu yalnız bırakırım. Ama bilirim ki üstesinden gelir, bilirim ki öğrettiklerimden derslerini almıştır, bilirim ki baş eder. Dedim ya, elim hep sırtında olacak diye. Öyle işte….

Bu sabah mesela, servis beklerken kemerini takıyorlar mı dedim. Hayır anne dedi! Peki ben şimdi onlara sorarım nasıl takmazlarmış dedim. Ben söylerim anne sen karışma dedi. Yaşı sadece 6…. 16 yaşı için korkularım başlasa mı J

Öyle ya…. Hayat onun. Yaşı kaç olmuş olursa olsun bundan sonrası ona ait, onu ilgilendiren bir hayat.

Bu günleri görmek çok güzel. Zaman su gibi akacak ve ben bir gün bu masada mezuniyet yazısı yazıyor olacağım. Hem çok mutluyum hem çok üzgünüm. Ne biliyim çok karışığım böyle hızla büyüdüğü için. Şimdi Yaman 10 aylık bir an once büyüse diye bakıyorum ama büyüdüğünde böyle hissetmiyorum, her doğum gününde büyüdü diye göz yaşı döküyorum. Annelik manyaklık mıdır nedir anlamadım ki….:) Anlayan anneler anlamayan annelere anlatsınlar J

Böyle işte… Bilsin istiyorum. Bir gün yukarıda yazdıklarımdan farklı bir davranış sergilersem çarşaf çarşaf bastırsın önüme bu yazıyı koysun istiyorum. Ama yapmayacağım. Dış dünyaya hem gözlerimi hem kulaklarımı kapatıp oğullarımın mutlu olduğu işleri yapmalarını nefesim yettiği sürece hep ayakta alkışlayacağım….

Şükür ve dua ile….

0 yorum:

Yorum Gönder

Takip Ettiklerim

Popular Posts

En Son Okuduklarımdan

  • Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler
  • Çocuk Davranışlarındaki Korkuyu Tanımak ve Baş Etmek
  • Çocuğunuz Sizden Ne Bekliyor?
  • Bebeklikten Çocukluğa Geçiş
  • Küçük Mucizeler Dükkanı
  • Limon Ağacı

Blogger Anneler

Bu blogda yayınlanan yazı,fotoğraf ve videoların tüm hakları saklıdır.Bu yazı,fotoğraf ve videolardan alıntı yapılması ya da ismimin yazılı,görsel ya da elektronik ortamda kullanılması halinde yetkili Türk mahkemeleri aracılığıyla hukuki işlem yapılacaktır.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 

Blog Template by BloggerCandy.com